| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

crazy_frizzy

Şiir Sesli Şiir Video Aşk Hikayeleri Flash Animasyonlar

Yazılar

Dur Dinle Sevdiğim - Yıldız TİLBE

Arkadaşlar müzik bir televizyon kaydından alıntı olduğu için ses kalitesi çok yüksek değil.

Bu şarkıyı başka bir yerde bulamadım inat ettim yapacağım diye o yüzden elimde olan ses kaydını kullandım.

Çok uzun bir aradan sonra bir çalışma yaptım umarım beğenirsiniz...

BURADAN

BURADAN

Mevlana'dan Güzel Sözler -Osman

animation2og7bf8so3 

Kendi çalışmam...

Bir Merhaba- DeliDivane

Bir Merhaba

Bir merhaba demeyeli o kadar uzun zaman oldu ki… Gözlerimin içine derin derin, nakış nakış işlendiğin anların kayboluşu, unutmuş olsan hissederdim, unutmuş olsan bilirdi yüreğim.

Ben de senin aklındayım... Başka suretlerde aradığım, her aradığımda hayal kırıklıklarına uğradığım... Kendim gibi kendim...

Gülüşündeki masumiyeti görmedim hiç bir yüzde... Neydi bu kadar sana çeken beni?

Teslim oluşum yalnızlıktan mı? Alışık olduğum insanlardan farklı bir suretin... Bir rüzgârın doğuşu gibi sarsılıyorum...

Sıcaklığın, insan teninin nasıl yangını görmeden yanabildiğini gördüm sende... Özlemenin, hasretle uyanmanın güzelliğini, acısını... Kışın ortasında baharı koklamayı... Kendim gibi kendim...

Bir merhaba demeyeli o kadar uzun zaman oldu...

 

DeliDivane

Ayrılıklar Beni Büyütür

Ayrılıklar beni büyütür yanılgılar aşkı gördürür.

Düne ait olan hoş paragraflar artık seni hep öldürür.

Düne ait olan hoş paragraflar beni hep güldürür.

Boşa geçen hayat gelir mi sandın? Gece oldu bak yine aldandın!

Herşey geçer demiştim.. Yalnız hayat kalır.

Düşlerin büyüsüde birgün dağılır.

Yolların hep vardır sonu.

Aşıkların başkadır yolu bugüne gelen hoş şarkılar artık..

Senden alır onu bugüne gelen hoş şarkılar...

Artık benden götürür onu...

Seni Sevmek

Seni Sevmek ;

Acıya İnat

Hayata gülümseyebilmektir.

Seni Sevmek ;

Gözyaşında bile

Baharın soluklandığı gülüşünü hissedebilmektir.

Seni Sevmek ;

Karanlığa inat

Gözlerinde aydınlığı görebilmektir.

Seni Sevmek ;

Rüzgara inat

Gül kokulu nefesini içine çekebilmektir.

Seni Sevmek ;

Soğuğa inat

Her yağmur damlasını

Sen diye Seyredebilmektir.

Seni Sevmek ;

Sensizliğe inat

Bir ömür seni bekleyebilmektir.

Seni Sevmek ;

Ölüme inat

Güneşli sabahlarda

Mutlulukları gözlerinde yakayabilmektir.

Hoş Geldin Gözlerime

Kapılarımı yıkmaya geldin demek,

kilitleri kırıp yüreğimin derinlerine sızmaya ve beni esir almaya öyle mi...

Oysa ben hep kaçmıştım senden bunca zaman yıpratılmak korkusuyla..

Ya da köşe bucak saklandığımı sanırken bile hep peşimdeydin belki de...

Meğerse ne kadar yakınmışım sana; ne kadar içimdeymişsin hiç fark etmedim..

Nice sevda büyütüp göz bebeklerime sakladım ki bana seni getirene armağan edeyim diye...

Bugün güneş pencereme daha parlak doğduğunda anladım hayatıma girdiğini...

Kışlar daha bir bahardı sanki,baharlar daha bir yeşil gelecekti artık gönlümün kırlarına...

Düşlerim daha pembe;pembelerim daha mavi dolaşacaktı gökyüzünde....

Gözlerim daha bir ışıldayacaktı sebepsiz pırıltılarla etrafı seyrederken,, ve hayat daha yaşanılır olacaktı artık seninle...

Aslında beklemiyordum seni ama iyi ki geldin...

Madem ki uzak diyarlardan geldin kalbime dolmak,içimi ısıtmak için...

Madem ki baharı serdin yüreğimi üşüten ayazın üstüne ve ışığı oldun göz bebeklerimin...

Madem ki gecenin grisine yıldızlar dokuyup, gündüzüme bir güneş daha kondurarak girdin hayatıma;....

Öyleyse hoşgeldin gözlerime...

Aşktan Tek Başına İki Kişilik Vaz Geçtim

Gitmek zorundayım sessiz sedasız; ben demedim bunu sen seçtin

Yoruldum, yaşanan aşk sensiz anlamsız, bensizliğin hasretini daha çok çektin...

İki kişilik bir huzur istedim !

İki kişilik dua ettim !

Ha sen ha ben fark etmezdi...

Aşktan tek başına iki kişilik vazgeçtim !

 

 

 

 

 

 

Ayrılık Değil Özlemek Hiç Değil

"…Ayrılık değil, özlemek hiç değil; en büyük acı,bu giderek büyüyen boşlukmuş… En büyük dert kimi özlediğini, kimi sevdiğini bilememekmiş… En büyük kayboluş sevip sevip sonunda kimi sevdiğini bilememekmiş… İçimde bir ses durmadan, dünyanın sonu geldi, diyor. Dünyanın sonu bu halime öyle çok uyuyor ki,hiç üzülmeden, hiç korkmadan kabulleniyorum onu. Öylesine bencilim ki, dünyanın sonunu kendim gibi çok seviyorum.

Kendim, diyorum; oysa kendim diye bir şey var mı gerçekten, işte onu hiç bilmiyorum. Kendim deyince aklıma o sahipsiz sızı geliyor. Kendim deyince, sen artık yaşama, sen artık bütün duygularını yitirdin, bir daha hiçbir zaman eskisi gibi sevemeyeceksin, diyen o ses geliyor aklıma. Kendim deyince, kimse beni bilmesin, tanımasın istiyorum. O büyük yanlışlarım, o büyük yanılgılarım aklıma gelince, sonsuza dek evime kapanmak istiyorum. Evimde kalıp, o büyük boşluğumu kapatmak istiyorum. Çünkü, o büyük boşlukla saldırıya çok açık hissediyorum kendimi. Çünkü,beni böyle herkes yaralayabilir. Evinde kal ve öleceksen inleye inleye evinde öl, diyorum kendime. Ama kalamıyorum evimde… Gecenin bir yarısında sokaklara atıyorum kendimi. Gözlerime vuruyor içimin boşluğu. Bir sancı gibi… Ruhumu yeraltına kapatarak dışarı çıkıyorum. Bu yokluğu ben hazırladım kendime. Şimdi hiçbir yere ait değilim…

Oysa çok eski bir masaldı inandığım; ben ancak herkesin mutlu olduğu bir dünyada kavuşabilirdim sevdiğim insana. Çok eski bir masaldı inandığım. Çocuktum o zamanlar… Yalan nedir bilmezdim… Görünen, bana söylenen neyse en çok ona inanırdım. İnsanların sadece bir yüzü var sanırdım. Ve ben ömrümün o en saf yıllarında en çok o yüze sarıldım. O yüze inandım. Sonra o yüzü, o biricik, o vazgeçilmez yüzü kalbimdeki en gizli, en derin yere sakladım. Beni öyle küçümsemişler, öyle kırmışlardı ki, o yüzü hakedebilmek için onu bu dünyadan gizleyip en derinime saklamam gerektiğini öğrenmiştim. Tek bildiğim savaşmam gerektiğiydi ve kazanmam… Duygularımı, hayallerimi gizleyip kazanmam…

Gittin… Seni sevmek, bensiz akıp giden hayatına bir yabancı gibi uzaktan bakmak oldu çoktandır… Seni sevmek, hayatına tanıklık etmekti benim için çünkü… Gittin… Bir yabancı gibi uzaktan hayatını seyretmek oldu çoktandır seni sevmek… Yabani bir ot gibi ruhumu sarıp sarmalayan öfke ve kıskançlık duygularıyla benliğimden uzaklaşmayı kendime yakıştıramamak; sıkışıp kaldığım bu karanlık dehlizde kendi kalbimde, yalnızlığımda, sensizliğimde kendi aşkımla delirmek oldu artık seni sevmek…

Şimdi, bu acıya bir son vermesi, kendisini terk etmesi, sonsuzluğa bırakıp gitmesi için birbirine yalvaran iki yüreğiz artık…"Ayazda İki Yürek" gibiyiz… Sen benim şizofren aşkımsın… Ben senin sızlayan vicdanın…

Ne Olur Sus Yüreğim Sus

Gözyaslarım süzülüp dökülmesin üzerine…

Gökyüzü benimle aglarken ismini yüregine kazısanda sevdigini anlatacak gücün varmı?..

Dudaklarım ismini söylesede, kollarım hayalini sarsada icimi acıtmaktan baska yaptıgın varmı?..

Umutlardır insanın sarılacagı,gözlerin bakıslarıdır sevdigini anlatan…

Sözlerdir aciz kalıp sevgiyi anlatamayan.. yanlıs anlama yüregim aglamak istemiyorum..

icimi acıtmaktan,gözlerimi aglatmaktan baska yaptıgın varmı?..

Her sarkıda hüzünlenip kahrolmaktan,bizim sarkımızda kahırlar dolusu aglamaktan…

Hayalleri ,kanayan yaralarına sarmaktan baska yaptıgın varmı?..

Yıldızlara benzetip ellerimi uzatıp tutamamaktan,

Rüzgarların kanatlarına sevdamı yazmaktan,

Dudaklarımdaki buseleri kırılıp yerlere dökmekten baska yaptıgın varmı ?

Sus be yüregim sus!!

Köz yapma yaralarımı, yaralarıma saracak sevdammı var..

Gözyaslarıma dokunacak ellermi var..

Yoksa sana sunulacak bir dilim ask mı var..

Ne olur sus yüregim !!!

Deli rüzgar olup esme, esipte canımı acıtma..

Gözlerime kanları doldurma, kefen yapma bedenime herseyi…

Sus ne olur… sus ne olur!..

Acıtma canımı bu kadar,dayanacak gücüm yok biliyorsun...

Senide cıkarıp canlı canlı gömerim yüregim …

Ne olur sussss!!!

Ne Olur Gözlerime İyi Bak

Birzamanlar bir yerlerde kör bir genç yaşıyordu ve bu kör genç kendisinden nefret ediyordu çünkü kör bir yaşamı vardı.

Göremediği için hiç birşeyi ve hiç bir kimseyi sevemiyordu herkesten ve her şeyden nefret ediyordu ama kız arkadaşı hariç kör yaşamında sevdiği tek şey kız arkadaşıydı.

Bir gün kız arkadaşına eğer dünyayı görebilseydi onun la evlenmeyi kabul edebileceğini söyledi.Kız arkadaşıda onu çok mutlu ettiğini söyledi.

Günlerden bir gün şans gencin yüzüne güldü ve birisi ona bir çift gözünü bağışladı sora genc her şeyi görmeye başladı ağaçları çiçekleri kısaca artık dünyayı görüyordu hatta kız arkadaşını bile.

Kız arkadaşı ona sordu şimdi artık her şeyi görüyorsun söylediğin gibi benimle evlenecekmisin? dedi.

Genc şoktaydı kız arkadaşını gördüğünde dona kalmış tı çünkü kız arkadaşı kördü!...

Çok özür dilerim dedi genç seninle evlenemem çünkü sen körsün dedi.

Kız çok üzüldü ve yaşlı gözlerle ordan uzaklaşmaya başladı biraz ileri gidince durdu ve geriye dönüp gence şunu söyledi...

LÜTFEN SADECE GÖZLERİME İYİ BAK...